2026 güncel istisna ve tarife ile tahmini hesaplama

Gayrimenkul Değer Artışı Kazancı Hesaplama

Konut, arsa, iş yeri, arazi ve benzeri gayrimenkul satışlarında; alış bedeli, satış bedeli, Yİ-ÜFE endekslemesi, istisna, giderler, matrah ve tahmini gelir vergisini tek ekranda hesaplayın.

Bu sayfa, kullanıcıya hızlı ön fikir vermek için hazırlanmıştır. Resmi kurum olmadığımızı özellikle belirtiriz. Hesaplama sonucu beyanname, tahakkuk fişi, vergi borcu veya resmi danışmanlık yerine geçmez.
1
5 yıl kontrolüAlış ve satış tarihleri karşılaştırılır; beş yıldan fazla süre geçmişse genel kural kapsamında uyarı gösterilir.
2
Endekslenmiş alış bedeliİktisap ve elden çıkarma aylarından önceki ayların Yİ-ÜFE değerleri dikkate alınır.
3
İstisna ve vergi tarifesiSatış yılındaki değer artışı kazancı istisnası ve gelir vergisi dilimleri uygulanır.

Değer Artışı Kazancı Hesaplama Aracı

Bilgileri tapu ve ödeme kayıtlarınıza göre girin. Gider alanına, satış dolayısıyla satıcının üzerinde kalan belgelendirilebilir giderleri yazabilirsiniz.

Gayrimenkulün edinim bedelini TL olarak girin.
Genellikle tapu tescil tarihi esas alınır.
Elden çıkarma karşılığında alınan satış bedeli.
Satış yılının istisnası ve vergi tarifesi uygulanır.
Satış nedeniyle satıcının üzerinde kalan, belgelendirilebilir gider, vergi ve harçlar.
Hesaplama aracındaki Yİ-ÜFE, istisna ve tarife değerleri periyodik olarak güncellenmelidir. Kullanıcı, resmi beyan öncesinde güncel Gelir İdaresi Başkanlığı duyurularını, Hazır Beyan sistemini ve gerekiyorsa mali müşavir görüşünü kontrol etmelidir.
Önemli: Bsvur.com resmi kurum, resmi başvuru kanalı veya Gelir İdaresi Başkanlığı hizmeti değildir. Bu sayfadaki sonuçlar tahminidir. Resmi beyan, tahakkuk ve ödeme işlemleri için Gelir İdaresi Başkanlığı sistemleri, güncel mevzuat ve gerekiyorsa mali müşavir görüşü esas alınmalıdır.

Gayrimenkul Değer Artışı Kazancı Nedir, Nasıl Hesaplanır?

Gayrimenkul alım satımı Türkiye’de çoğu kişi için hayatındaki en büyük finansal işlemlerden biridir. Bir evin, arsanın, dükkânın ya da yazlığın satışında akla ilk gelen soru genellikle “Satıştan kâr ettim mi?” olur. Fakat vergi açısından asıl soru biraz daha farklıdır: Bu satıştan doğan kazanç, gelir vergisi bakımından değer artışı kazancı sayılır mı ve beyan edilmesi gerekir mi? İşte bu sayfadaki gayrimenkul değer artışı kazancı hesaplama aracı, tam olarak bu noktada kullanıcıya pratik bir ön fikir vermek için hazırlanmıştır.

Öncelikle en önemli uyarıyı açıkça yapmak gerekir. Bsvur.com resmi kurum, kamu kuruluşu, Gelir İdaresi Başkanlığı hizmeti, e-Devlet kapısı veya resmi beyanname sistemi değildir. Bu sayfada yer alan hesaplama, hukuki bağlayıcılığı olan kesin bir sonuç üretmez. Tapu kayıtları, iktisap şekli, satışın niteliği, gider belgeleri, ticari kazanç ihtimali ve yıllık gelir vergisi beyannamesindeki diğer gelir unsurları sonucu değiştirebilir. Bu nedenle burada gördüğünüz tutarlar, resmi işlem yapmadan önce kontrol edilmesi gereken tahmini rakamlar olarak değerlendirilmelidir.

Değer artışı kazancı hangi satışlarda gündeme gelir?

Gelir vergisi mevzuatında değer artışı kazancı, bir mal veya hakkın elden çıkarılması sonucunda ortaya çıkan kazancın belirli koşullar altında vergilendirilmesini ifade eder. Gayrimenkul özelinde en sık karşılaşılan durum; bedel ödenerek alınan bir konut, arsa, iş yeri, arazi veya tapuya tescilli hakkın belirli süre dolmadan satılmasıdır. Satış bedeli, alış bedelinden yüksek olduğu için her zaman otomatik olarak vergi çıkacağı düşünülmemelidir. Çünkü hesaplamada alış bedeli çoğu zaman Yİ-ÜFE endeksiyle güncellenir, satış nedeniyle yapılan bazı giderler indirilebilir ve ilgili yıl için belirlenen istisna uygulanır.

Bir gayrimenkulün nasıl edinildiği de önemlidir. Satın alma, trampa veya benzeri karşılıklı edim içeren edinimler farklı; miras veya bağış gibi karşılıksız edinimler farklı değerlendirilebilir. Ayrıca aynı kişinin çok sayıda gayrimenkulü kısa aralıklarla alıp satması, faaliyetin ticari organizasyon içinde yürütülmesi veya satışların kazanç elde etme amacıyla devamlılık göstermesi halinde konu değer artışı kazancından çıkıp ticari kazanç hükümlerine yaklaşabilir. Bu ayrım çoğu zaman teknik değerlendirme gerektirir. Bu nedenle hesaplama aracı yalnızca genel kişisel gayrimenkul satışları için pratik bir tahmin sunar.

Gayrimenkulde 5 yıl kuralı neden bu kadar önemli?

Gayrimenkul değer artışı kazancı denildiğinde en çok konuşulan konu beş yıl kuralıdır. Genel çerçeve şudur: Gerçek kişi, bedel karşılığı edindiği gayrimenkulü iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarırsa, satıştan doğan kazanç değer artışı kazancı olarak vergilendirme alanına girebilir. Beş yıldan fazla elde tutulan gayrimenkullerin satışında ise, genel durumda değer artışı kazancı yönünden gelir vergisi doğmaz. Bu kuralı yorumlarken “takvim yılı” ile “takvim günü” kavramlarını karıştırmamak gerekir. Örneğin 2021 yılında alınan her taşınmazın 2026 yılı başında otomatik olarak beş yılı doldurduğunu söylemek doğru değildir; tarih gün, ay ve yıl olarak ayrı ayrı ele alınmalıdır.

İktisap tarihi çoğu olayda tapuya tescil tarihi kabul edilir. Fakat fiili teslim, kooperatiften teslim, kat karşılığı inşaat ve benzeri özel durumlarda farklı belgeler önem kazanabilir. Kullanıcının elindeki satış vaadi sözleşmesi, tapu senedi, yapı kullanım izni, teslim tutanağı veya elektrik-su aboneliği gibi belgeler, somut olayda iktisap tarihinin değerlendirilmesine etki edebilir. Bu yüzden “Ben evi şu tarihte kullanmaya başladım ama tapu daha sonra verildi” gibi özel durumlarda otomatik hesaplama yapmak yanıltıcı olabilir.

Pratik yaklaşım: Önce satışın beş yıl içinde olup olmadığını kontrol edin. Beş yılı aşmış bir satışta çoğu kişi için değer artışı kazancı vergisi gündeme gelmez; ancak ticari faaliyet, çoklu satış veya özel edinim biçimleri varsa ayrıca değerlendirme gerekir.

Yİ-ÜFE endekslemesi nasıl çalışır?

Değer artışı kazancı hesaplamasında alış bedeli çoğu zaman olduğu gibi bırakılmaz; iktisap bedeli endekslenebilir. Buradaki amaç, enflasyon etkisini kısmen dikkate almaktır. Gayrimenkulün alındığı aydan önceki ayın Yİ-ÜFE değeri ile satıldığı aydan önceki ayın Yİ-ÜFE değeri karşılaştırılır. Artış oranı yüzde 10’un üzerinde ise alış bedeli, satıştan önceki ayın endeksi ile alıştan önceki ayın endeksi arasındaki orana göre güncellenir. Artış yüzde 10’u aşmıyorsa alış bedeli endekslenmeden dikkate alınabilir.

Bu nokta satıştan doğan verginin kaderini ciddi biçimde değiştirir. Özellikle enflasyonun yüksek seyrettiği yıllarda, nominal olarak büyük görünen satış farkı vergisel açıdan çok daha düşük bir kazanca dönüşebilir. Örneğin birkaç yıl önce 2 milyon TL’ye alınan bir taşınmazın 5 milyon TL’ye satılması ilk bakışta 3 milyon TL kazanç gibi algılanabilir. Ancak Yİ-ÜFE endekslemesi yapıldığında alış bedeli daha yüksek bir maliyet bedeline çıkar ve vergilendirilecek safi kazanç azalabilir. Bu nedenle sadece alış-satış farkına bakarak karar vermek doğru değildir.

Hesaplama aracında tarihleri girdikten sonra sistem, ilgili ayların bir önceki dönem Yİ-ÜFE değerini arar. Alış bedelini, endeks artışı yüzde 10’u aştığında günceller ve satış bedelinden düşer. Böylece “endekslenmiş alış bedeli”, “gayrisafi kazanç” ve “safi değer artışı” kalemlerini ayrı ayrı görebilirsiniz. Bu ayrım, vergiye tabi matrahı anlamak açısından son derece yararlıdır.

Giderler hangi mantıkla düşülür?

Gelir vergisi hesaplamasında elden çıkarma nedeniyle yapılan ve satıcı üzerinde kalan bazı giderler, ödenen vergi ve harçlar safi kazancın tespitinde dikkate alınabilir. Burada dikkat edilmesi gereken ilk konu, giderin satışla doğrudan ilgili ve belgelendirilebilir olmasıdır. Her masrafın otomatik olarak yazılması doğru olmaz. Emlakçı komisyonu, ilan gideri, ekspertiz, bazı tapu giderleri veya satışa bağlı başka belgeli harcamalar somut duruma göre incelenebilir. Hesaplama aracındaki “Giderler” alanı bu yüzden tek satır bırakılmıştır; kullanıcı burada yalnızca gerçekten dayanağı olan tutarı yazmalıdır.

Bir diğer hassas konu, tapuda gösterilen satış bedelidir. Vergi hesabı yalnızca ekrana yazılan rakamlardan ibaret değildir. Gerçek satış bedeli, banka dekontları, tapu beyanı, ekspertiz raporu ve taraflar arasındaki belgeler birlikte önem taşır. Tapuda düşük bedel gösterilmesi hem harç hem de gelir vergisi açısından risk doğurabilir. Bu nedenle hesaplama yapılırken fiili ekonomik gerçekliğe uygun davranmak, ileride oluşabilecek cezalı tarhiyat risklerini azaltır.

İstisna tutarı, matrah ve gelir vergisi dilimleri

Değer artışı kazancı hesaplanırken endekslenmiş maliyet ve giderler düşüldükten sonra kalan tutar “safi değer artışı” olarak görülür. Ancak bu tutarın tamamı her zaman vergiye tabi olmaz. İlgili takvim yılı için belirlenen değer artışı kazancı istisnası düşülür. 2026 yılı için bu sayfada kullanılan istisna tutarı 150.000 TL’dir. Satış yılı 2025 ise 120.000 TL, 2024 ise 87.000 TL gibi farklı tutarlar uygulanır. Bu nedenle satış tarihi sadece süre açısından değil, hangi yılın istisnasının kullanılacağı açısından da önemlidir.

İstisna düşüldükten sonra kalan tutar vergiye tabi matrahı oluşturur. Matrah sıfır veya negatif çıkarsa gelir vergisi hesaplanmaz. Matrah pozitifse, satış yılının gelir vergisi tarifesi uygulanır. Gelir vergisi tarifesi artan oranlı olduğu için matrahın tamamına tek oran uygulanmaz; tutar dilimlere ayrılır. Bu nedenle yüksek kazançlarda vergi oranı kademeli olarak artar. Hesaplama aracında 2018-2026 yılları için ayrı istisna ve tarife bilgileri tanımlanmıştır. Yeni yıllarda tutarlar değişeceği için sayfanın güncellenmesi gerekir.

Beyanname ne zaman verilir, ödeme nasıl yapılır?

Değer artışı kazancı doğması halinde beyan, genel olarak satışın yapıldığı yılı izleyen yılın Mart ayında yıllık gelir vergisi beyannamesi ile yapılır. Ödeme takvimi ve beyan yöntemi yıllara göre değişebileceğinden, en doğru yönlendirme için Gelir İdaresi Başkanlığı’nın güncel duyuruları ve Hazır Beyan sistemi kontrol edilmelidir. Taşınmaz 2026 yılında satılmışsa, normal koşullarda bu satıştan doğan gelir 2027 yılında beyan sürecine konu olur. Fakat ülkeyi terk, ölüm, diğer gelir unsurları veya özel mükellefiyet durumları gibi istisnai hallerde farklı süreler gündeme gelebilir.

Burada sık yapılan hatalardan biri, “Tapu harcını ödedim, artık başka vergi çıkmaz” düşüncesidir. Tapu harcı ile değer artışı kazancı gelir vergisi farklı konulardır. Tapu harcı satış işlemi sırasında gündeme gelen ayrı bir yükümlülükken, değer artışı kazancı satıştan doğan gelirin yıllık gelir vergisi yönünden değerlendirilmesidir. Hesaplama aracında yaklaşık tapu harcı bilgisi ayrı gösterilir; bu tutar gelir vergisinin yerine geçmez.

Basit bir örnekle hesaplama mantığı

Diyelim ki bir kişi 15 Mart 2022 tarihinde 1.500.000 TL’ye bir daire aldı ve 20 Şubat 2026 tarihinde 4.200.000 TL’ye sattı. Önce satışın beş yıldan önce yapılıp yapılmadığı kontrol edilir. Bu örnekte beş yıl dolmadığı için hesaplama devam eder. Daha sonra alış tarihinden önceki ayın, yani Şubat 2022’nin Yİ-ÜFE değeri ile satış tarihinden önceki ayın, yani Ocak 2026’nın Yİ-ÜFE değeri karşılaştırılır. Artış yüzde 10’u aştığı için alış bedeli endekslenir. Endekslenmiş alış bedeli satış bedelinden düşülür, varsa belgeli giderler indirilir ve satış yılı için geçerli istisna uygulanır.

Bu örneğin gerçek sonucu, kullanılan endeks değerlerine ve giderlere göre değişir. Ancak hesaplama mantığı her zaman aynı sırayı izler: önce süre kontrolü, sonra Yİ-ÜFE endekslemesi, ardından gider ve istisna indirimi, en son da gelir vergisi tarifesi. Bu sıralama karışırsa sonuç ciddi biçimde sapabilir. Bu yüzden araç, her kalemi ayrı göstererek kullanıcının nerede ne olduğunu görmesini sağlar.

Hangi durumlarda ayrıca uzman görüşü alınmalı?

Tek bir evini satan kullanıcı için hesaplama görece kolay görünse de, bazı olaylarda mutlaka profesyonel destek gerekir. Aynı yıl içinde birden fazla gayrimenkul satılması, arsa karşılığı inşaat sözleşmesi, miras kalan taşınmazın satılması, bağış yoluyla edinim, kooperatif teslimi, hisseli satış, dövizli ödeme, tapuda düşük bedel, şirket ortaklığı, ticari organizasyon veya geçmişte yapılan masrafların belge durumu gibi konular otomatik araçların sınırlarını aşabilir. Bu gibi durumlarda bir mali müşavir veya vergi hukukçusu ile dosya üzerinden değerlendirme yapılması daha güvenlidir.

Özellikle arsa ve iş yeri satışlarında ticari kazanç ayrımı önemlidir. Bir taşınmazı kişisel ihtiyaçla satmak ile düzenli biçimde taşınmaz alıp satmak aynı şey değildir. Vergi idaresi işlem sayısına, satışların sıklığına, organizasyon varlığına, finansman yapısına ve satış amacına bakabilir. Bu nedenle “Beş yıl doldu mu?” sorusu önemli olsa da tek başına her dosyayı çözmez. Hesaplama aracının sonucu yüksek çıkıyorsa veya hiç vergi çıkmadığı halde dosyada özel unsurlar varsa, resmi işlem öncesi uzman kontrolü yapılması yerinde olur.

Satıştan önce kendi kontrol listenizi hazırlayın

Gayrimenkul satışında vergi hesabını son güne bırakmamak gerekir. Tapu randevusu alınmadan önce alış tarihi, alış bedeli, satış bedeli, ödeme dekontları ve varsa gider belgeleri yan yana konulmalıdır. Çoğu uyuşmazlık hesap formülünden değil, eksik belge veya yanlış tarih kullanımından doğar. Örneğin taşınmazın alındığı ay ile tapuda tescil edildiği ay farklıysa, hangi tarihin esas alınacağı mutlaka kontrol edilmelidir. Aynı şekilde satış bedelinin bir kısmı banka yoluyla, bir kısmı farklı şekilde tahsil edilmişse, toplam bedelin gerçek durumu yansıtıp yansıtmadığı incelenmelidir.

Bu sayfadaki hesaplama aracı, kullanıcının tabloyu daha anlaşılır görmesine yardımcı olur; fakat nihai karar verirken yalnızca ekranda çıkan rakama güvenmek doğru olmaz. En sağlıklı yöntem, önce kendi bilgilerinizle tahmini hesabı yapmak, sonra çıkan sonuçları tapu senedi ve ödeme belgeleriyle karşılaştırmaktır. Sonuç yüksek çıkıyorsa satış bedelinin pazarlık aşamasında vergi etkisini de hesaba katmak, düşük veya sıfır çıkıyorsa bunun nedenini anlamak gerekir. Endekslenmiş alış bedeli, giderler ve istisna kalemlerinin ayrı görünmesi bu yüzden önemlidir. Böylece kullanıcı yalnızca “vergi çıkar mı?” sorusuna değil, “vergi neden çıkar veya neden çıkmaz?” sorusuna da cevap bulur.

Sonuçları nasıl okumalı?

Hesaplama sonucunda ekranda “tahmini gelir vergisi” görünüyorsa, bu tutar tek başına nihai borç anlamına gelmez. Kullanıcının aynı yıldaki diğer gelirleri, beyanname kapsamındaki indirimleri, geçmiş zararları veya özel durumları farklı sonuç üretebilir. Bununla birlikte araç, gayrimenkul satış kazancının kabaca hangi büyüklükte olduğunu görmenize yardımcı olur. Satış öncesi pazarlık yaparken, satış sonrası beyan hazırlığı yaparken veya “Bu taşınmazı şimdi mi satmalıyım, birkaç ay sonra mı?” sorusunu değerlendirirken pratik bir kontrol noktası sağlar.

En sağlıklı kullanım şekli şudur: Önce bilgileri doğru girin, sonra çıkan kalemleri tek tek okuyun. Alış Yİ-ÜFE ve satış Yİ-ÜFE dönemleri mantıklı mı, endeks artışı yüzde 10’u aşıyor mu, endekslenmiş alış bedeli beklediğiniz aralıkta mı, gider alanına yazdığınız tutar belgeye dayanıyor mu, istisna satış yılına uygun mu? Bu soruların cevabı netleştiğinde hesaplama daha anlamlı olur. Son aşamada resmi beyan için Gelir İdaresi Başkanlığı sistemlerinden ve gerekiyorsa uzman desteğinden yararlanın.

Sık Sorulan Sorular

Bu sayfadaki hesaplama resmi midir?

Hayır. Bsvur.com resmi kurum değildir ve bu sayfa resmi beyanname sistemi değildir. Sonuçlar yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Resmi işlem için Gelir İdaresi Başkanlığı’nın güncel sistemleri ve uzman görüşü esas alınmalıdır.

5 yıldan sonra satılan ev için vergi ödenir mi?

Genel kuralda bedel karşılığı edinilen gayrimenkul beş yıldan fazla elde tutulduktan sonra satılırsa değer artışı kazancı yönünden gelir vergisi doğmaz. Ancak ticari faaliyet, çoklu satış veya özel edinim şekilleri varsa ayrıca değerlendirme gerekir.

Miras kalan ev satılırsa değer artışı kazancı çıkar mı?

Karşılıksız edinim niteliğindeki miras veya bağış yoluyla gelen gayrimenkullerde değer artışı kazancı yönünden özel hükümler bulunur. Bu tür işlemlerde sadece bu araçla karar verilmemeli, resmi kaynaklar ve uzman görüşü kontrol edilmelidir.

Gider alanına tapu harcı yazılır mı?

Satış nedeniyle satıcı üzerinde kalan ve belgelendirilebilen vergi, harç ve giderler somut duruma göre dikkate alınabilir. Hangi tutarın gider olarak yazılacağı dosyaya göre değişeceği için belgelerinizi kontrol etmeniz gerekir.

Yİ-ÜFE endekslemesi her zaman uygulanır mı?

Hayır. Endeksleme için ilgili dönemdeki artış oranının yüzde 10’u aşması gerekir. Aşmıyorsa alış bedeli endekslenmeden dikkate alınabilir.

Tapuda düşük bedel göstermek avantaj sağlar mı?

Hayır. Gerçek satış bedelinden farklı bedel göstermek ileride vergi, harç, ceza ve faiz riski doğurabilir. Hesaplama yaparken ekonomik gerçeğe uygun rakamlar kullanılmalıdır.

Kaynak notu: Sayfa hazırlanırken Gelir İdaresi Başkanlığı’nın Hazır Beyan hesaplama yaklaşımı, Gelir Vergisi Kanunu kapsamında değer artışı kazancı düzenlemeleri, 2026 istisna/tarife duyuruları ve kamuya açık rehberlerdeki hesaplama mantığı dikkate alınmıştır. Bu not kaynak gösterme amacı taşır; Bsvur.com resmi kurum değildir.